Çocukların İngilizce öğrenme sürecinde en kritik nokta aslında yöntemdir. Doğru yaklaşım olmadığında dersler sıkıcı hale gelebilir, motivasyon hızla düşebilir. Ama doğru sistem kurulduğunda işler tamamen değişir. Malezyalı öğrenci Egan’ın hikayesi, bunun en net örneklerinden biri.
Son yıllarda Türkiye’deki aileler çocukları için çevrim içi İngilizce kursu ararken ciddi anlamda “bilgi karmaşası” yaşıyor: fiyatlar uçuyor, kalite garanti değil, her öğretmen aynı verimi sağlamıyor, öğretmen kadrosunu seçmek ise neredeyse hakemlik.
Ebeveynler olarak hepimiz çocuklarımız için en iyisini istiyoruz. Google'da "Çocuklar için İngilizce Öğrenme Uygulaması" arattığınızda karşınıza yüzlerce seçenek çıkıyor. Bazıları "sadece ana dili İngilizce olan öğretmenler" vaat ediyor, bazıları ise "oyun tabanlı öğrenme".