İklim krizi küresel ölçekte etkisini artırırken, bu konuda söz söyleyenlerin yaşı giderek düşüyor. 2025 yılında Birleşmiş Milletler’de düzenlenen COP30 zirvesinde sahneye çıkan gençler, yalnızca fikirlerini paylaşmakla kalmadı aynı zamanda dünyaya güçlü bir mesaj verdi. Değişim için yaş sınırı yok.
Asya’dan Orta Doğu’ya, farklı coğrafyalardan gelen 51Talk öğrencileri, ülkelerini temsil ederek küresel bir platformda söz aldı. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bu genç temsilciler, çevre sorunlarına dair çözüm önerilerini özgüvenle dile getirdi.
Korkudan Özgüvene: Vietnam’dan Bir Hikaye
Henüz 11 yaşındaki Lê Bảo Nhi için bu yolculuk, İngilizce konuşma korkusunu aşmakla başladı. Sadece iki aylık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından, GreenTalk yarışmasını kazanarak Brezilya’ya gitmeye hak kazandı. Yerel plajında karşılaştığı plastik kirliliğinden ilham alan Nhi, geri dönüşüm projeleri ve temizlik çalışmalarıyla başlayan hikayesini sahneye taşıdı. Mesajı ise son derece netti: Küçük adımlar, büyük değişimlerin başlangıcı olabilir.
Bir Deniz Kaplumbağasından Dünyaya Mesaj
Tayland’dan Wasuthida Rinkluean, yaklaşık 200 katılımcı arasından sıyrılarak ülkesini temsil eden isimlerden biri oldu. Konuşmasına, hayalet ağlara takılan yavru bir deniz kaplumbağasının hikayesiyle başladı. Bu güçlü giriş, yalnızca bir hikâye değil, aynı zamanda insanlığın doğaya karşı sorumluluğunu hatırlatan bir çağrıydı.
Yaratıcılık ve Çözüm Odaklı Düşünce
Birleşik Arap Emirlikleri’nden Khaseeba Omar Alremeithi, 700’den fazla başvuru arasından seçilerek sahneye çıkan isimlerden biri oldu. Konuşmasında, geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmış yüzen güneş enerjisi adaları fikrini sundu. Bu sistem hem temiz enerji üretmeyi hem de mercan resiflerini korumayı hedefliyordu. Bu yaklaşım, gençlerin yalnızca farkındalık değil, çözüm de üretebildiğini gösterdi.
Ortak Sorumluluk Vurgusu: Suudi Arabistan’dan Mesajlar
Suudi Arabistan’ı temsil eden iki öğrenci, farklı perspektiflerden çevre konusuna dikkat çekti. Sheddi Alharthi, Arap oriksinin yeniden doğaya kazandırılma sürecini anlatarak koruma çalışmalarının önemini vurguladı.
Abdulmohsen Alsherihi ise okyanus kirliliğine dikkat çekerek, bu sorunun sınır tanımadığını ve çözümün de kolektif olması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’den Güçlü Bir Ses: Osman
Türkiye’yi temsil eden Osman Batu Sivaslıgil, İstanbul’da gerçekleşen ulusal seçim sürecinde birinci olarak COP30 sahnesine çıktı. Konuşmasında, birebir tanık olduğu orman yangınları ve çevresel değişimlerden yola çıktı. Okullarda kurulabilecek “İklim Laboratuvarları” ve güneş enerjili “İklim Çatıları” gibi somut öneriler sundu. Verdiği mesaj ise oldukça netti: İlerleme mükemmellikten değil, süreklilikten doğar.
Sadece Bir Konuşma Değil, Bir Dönüşüm
Bu gençlerin her biri, sahneye çıkmadan önce uzun bir hazırlık sürecinden geçti. Saatler süren çalışmalar, bire bir dersler ve en önemlisi, kendi sesini duyurma cesareti…
COP30’da yalnızca konuşmalar yapılmadı. Farklı ülkelerden gelen çocuklar tanıştı, kültürlerini paylaştı ve ortak bir amaç etrafında buluştu. Bu deneyim, gençlerin yalnızca birer öğrenci değil; aynı zamanda geleceği şekillendirebilecek bireyler olduğunu bir kez daha gösterdi.
Genç Sesler Duyulduğunda Ne Olur?
Gençlere söz verildiğinde, sadece konuşmazlar.
İlham verirler.